wango origin

Yüzyıllar önce uzanan bir el. Şimdi kulağında bir sessizlik.

Origin

Modern çağın analog filtresi. Kulağına takılan şey bir kulaklık değil, günün geri kalanını taşıyan sessiz bir eşya.

wango · an

Origini hisset.

Gözden kaçmayacak kadar ince, hissedilmeyecek kadar hafif. Bildirim sesi yok, göze çarpan bir cihaz yok — sadece sana ait, günün arka planında sessizce duran bir an.

wango · hikâye

Her günün kendi ritmi var. wango sadece onu duyman için kenara çekilir.

Ne bir bildirim sesi, ne göze çarpan bir cihaz. Sadece sen ve etrafındaki sessizlik — geri kalanı zaten oradaydı.

SESSİZLİK
SESSİZLİK
HAREKET
HAREKET
GÜNDELİK
GÜNDELİK
DOKUNUŞ
DOKUNUŞ
RİTİM
RİTİM
AN
AN
SESSİZLİK
SESSİZLİK
HAREKET
HAREKET
GÜNDELİK
GÜNDELİK
DOKUNUŞ
DOKUNUŞ
RİTİM
RİTİM
AN
AN
SESSİZLİK
SESSİZLİK
HAREKET
HAREKET
GÜNDELİK
GÜNDELİK
DOKUNUŞ
DOKUNUŞ
RİTİM
RİTİM
AN
AN
SESSİZLİK
SESSİZLİK
HAREKET
HAREKET
GÜNDELİK
GÜNDELİK
DOKUNUŞ
DOKUNUŞ
RİTİM
RİTİM
AN
AN
SESSİZLİK
SESSİZLİK
HAREKET
HAREKET
GÜNDELİK
GÜNDELİK
DOKUNUŞ
DOKUNUŞ
RİTİM
RİTİM
AN
AN
SESSİZLİK
SESSİZLİK
HAREKET
HAREKET
GÜNDELİK
GÜNDELİK
DOKUNUŞ
DOKUNUŞ
RİTİM
RİTİM
AN
AN
Geçiş

Her an bir öncekinden doğar.

Aşağı kaydır: üç kare, üç ayrı hâl. Kutunun kapalı sessizliğinden çoğaldığı ana, oradan da senin seçtiğin tek tanesine.

Bir

Önce sessizlik

Kutu kapalıyken hiçbir şey vaat etmiyor. Avuç içine oturan 44 mm'lik bir sedef taş.

Askısıyla

Bileğe ya da çantaya takılır. Boyna asmak için değil — hep elinin altında kalsın diye.

Anlar

Günün her katmanında bir wango anı.

herhangi bir yere dokun
SABAH

SABAH

Kahve, sessizlik, ilk şarkı

YOLDA

YOLDA

Şehrin gürültüsü kapanır

ODAK

ODAK

Dünya beklesin, sen dinle

AKŞAM

AKŞAM

Kalabalıkta kendi ritmin

GECE

GECE

Gün biter, sessizlik kalır

1.00

Hareket

Günün her anına eşlik eden, fark edilmeyen bir sessizlik.

Sükunet

Kalabalık dağılır, sadece kendi ritmin kalır.

wango'nun yapıldığı anlar

Gününün her tonuna uyan tek parça.

Gürültünün ortasında bir ton serinlik
01 — Kalabalıkta

Gürültünün ortasında bir ton serinlik

Kalabalık senin sesini bastırmasın. wango dışarıyı kısar, seni bırakır.

Sokakta, tıpkı bir küpe gibi
02 — Yolda

Sokakta, tıpkı bir küpe gibi

Örgüler, ince gümüşler ve kulakta wango. Aksesuar olarak, aksesuarla birlikte.

Gümüşün ve incinin yanında
03 — Kombinlerken

Gümüşün ve incinin yanında

Yüzük, halka, zincir — wango koleksiyonun bir parçası. Renkle, dokuyla uyumlanır.

Her gün yanında taşıdığın şey
04 — Çantanda

Her gün yanında taşıdığın şey

Anahtarın, kartlığın, gözlüğünün yanında. Kaybolmayacak kadar kendine ait.

Çalışırken, bir obje gibi
05 — Masanda

Çalışırken, bir obje gibi

Eskiz defteri, seramik fincan, wango. İnsandan bağımsız, kendi başına güzel.

Rafta, günün sonunda
06 — Gün biterken

Rafta, günün sonunda

Açık kutu, yerine oturmuş iki tıkaç. Yarın için hazır, bu gece için sessiz.

↔ Sürükle ya da sekmelere bas — panel ile sekme birbirini takip eder.

Gürültüyü sen seç.

Ücretsiz kargo, 30 gün koşulsuz iade, 2 yıl garanti.